Önyargının zararı
Yazar |
: Mehmet ŞENER |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 182 |
Tarih |
: 14 Şubat 2008 16:24 |
Önyargı birçoğumuzun hayatına hâkim gibi geliyor. Önyargının zararının büyüklüğünü yaşayanlar bilirler. Önyargı olmasın dediğimiz halde, birçoğumuzun konuşmalarımızda davranışlarımızda maalesef genelde önyargılarla yaşıyoruz. Önyargı olmadan yaşamayı başarmamız gerekiyor. Oluşan önyargının yıkılması ortadan kaldırılması zordur. Kişilere karşı olan tutumlarımızın birçoğu önyargı eksenlidir. O yüzden iletişimlerimizin sağlıklı olmasını başaramıyoruz. Önyargı oluşan insanlar, olaylarda araştırmada yapmadan karşısındakine tavır alırlar. Sözünü karşısındaki kişinin değerlendirmesini yapmadan söyler. Davranışlarının toplumda olumlu veya olumsuz olmasında önyargı etkin rol oynar. Birçoğumuz hiç düşünmeden oluşan önyargı istikametinde hareket ediyoruz. Geçmişte buna benzer olaylar yaşandığını öğreniyoruz. Önyargılı davranmanın zararını öğreniyoruz. Önyargının bize sorgusuz sualsiz işlem yaptıracağına dair hadise işte. Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu dogmadan ölmüş, tek basına yasayan hamile bayan vardır. Bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye baslar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvani. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir... Ve odada beslediği beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür. Gelincik burada yavruyu savunmuştur. Ağzı kanamıştır. Annenin gelinciğe yaptığı iyiliklerin karşılığı olarak savunmuştur. Aslında çocuk için mücadele etmiştir. Önyargı var ya. Anne tek yönlü düşünmüştür ve evde kendince sadece çocuk ve gelincik vardır. Başkasının yapacağına ihtimal vermediğinden bebeğinin öldürüldüğünü yoksa nasıl ağzı kan olurdu gelinciğin diye düşündü. Hayatımızda olumlu, olumsuz günlük birçok hadise yaşıyoruz. Gelinciklerin masumiyetini de düşünelim. Yılanlarla mücadele eden insanımıza sahip çıkalım: Sorgularken önyargı eksenli olmayan esnek olan değişik yönlerden de zarar verileceğini düşünmeliyiz. Gördüğümüz kadarıyla değil hayatın görünmeyen yüzünün de olacağı ihtimalini unutmayalım. Uzaktan duyarak kişilerin ardından seslendirmek doğru değildir. Ruhunda kötülük olanların ölümleri bile kötülüğe vesile olacak durumlarda bulunuyor. Yılanın ismi soğuktur.
ObiDergi ekibine kahve ısmarlamak ister misiniz? :)
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
|
|
|
|