| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
AramaArşivSon Eklenen VideolarEn Çok Okunan Yazılar
|
Zor ama
Sosyal yaşantının vazgeçilmezlerinden olan bazı derneklerde uyulan alışa gelmiş usuller vardır. Bu derneklerin içinde bulunabilmemiz içinde yerleşen doğru veya yanlış olan adetler vardır. Yıllardır uygulandığından dolayıdır ki, ne kadar pahalı olursa olsun ve sıkıntıya mal olsa da vazgeçmemekte halkımız direnç göstermektedir. Özellikle bu konuyu bu hafta işlememin sebebi bir yabancının Burdur’ lu olmamasına karşın halkımıza acıdığını ifade ettiğinden dolayı. Bakışının gerçekçi olmasının yanında insanımızın büyük derdini seslendirerek doğrunun yanında olmasından dolayı yazdım. Elbette toplumun yapısında olan ve alışılmış olmasından dolayı, yapılmadığında eksiklik olacak hissi uyandırması mevcuttur. Yerine getirmez isem mutlaka toplum tarafından ayıplanırım düşüncesi hâkim halkımızda. Toplumun hayatında önemli yer almış olan görenekleri reddetmeden, usulüne uygun dille anlatarak kolaylaştırıcı şekilde lüzumsuz harcama olduğunu özellikle vurgulamalıyız. Ayıplanmayacağını toplum olarak top yekûn uygulanacağını anlatmalıyız. Böylece de aileleri kara kara düşünmelerinin nedenlerinden birini yok etmenin sevincini yaşayacaktırlar. Eskiden işlerin yazın yoğun olması hasebiyle, düğünler kışın olurdu. Büyüklerimiz sonbahar gelince senin keşkeği ne zaman yiyeceğiz diyerek düğün sahiplerinin dilinin altındaki baklayı çıkartmak isterlerdi. Öyle ki, kış aylarında karla beraber düğün merasimi olurdu. Sadece kar mı vardı? Hayır, yollar bu günün yolları değildi. Çamurdu, arabalarımız gelinin evine kadar çıkamazdı veya damadın evininin yanına ulaşılamazdı. Fırtına bir yandan, soba yakacaksın diğer yandan, misafirlerinizi karşılayacaksınız. Yerine göre gaz yoktur. Fenerin ve idarenin camları kırılmıştır. Meydanda kahveci meşe közünde pişmiş olan fincanlara köpüklü kahveleri dizer. Dizilen kahveleri düğün sahibi veya en yakını düğüne gelen misafirlere saygı içerisinde ikram ederlerdi. Kış mevsiminin yaklaşması demek; genç yavukluların düğünlerinin olacağı demekti, iki seven gönlün kavuşmasının muştusuydu. Kış mevsimi evlilik için en uygun zamandı. Kışın düğün yapılmasının nedeni o zamanın şartları mecbur ediyor olmasıydı. Şartların zorlamasıyla bazı zorluklara katlanılmıştır. Ama hakkında ayet veya hadis bulunmayan konularda toplum için yararlı olan değişimin önünde durmayalım. Değişim için çaba göstermeliyiz. Özellikle halkımızın örnek aldığı kişilerden ve zenginlerimizden bu hususta mutlaka örnek olmalarını istiyorum. Bu konuyu önemsemelerini istiyorum. Geçmişte atalarımız düğünleri kış mevsiminde yaparlardı, değişimden dolayıdır ki, düğünlerimiz şimdi yazın yapılıyor. Anamızdan babamızdan düğünlerin kışın yapıldığını öğrendik, diyerek ne olursa olsun düğünümüz mutlaka kışın olmalı mı demeliyiz? Düğünlerimizin zamanı nasıl kış aylarından zorunluluğun kalkmasıyla yaz aylarına kaydıysa ve hiç bir şey de olmadıysa daha da iyi oldu diyorsak; o zaman gelin oku dağıtmaya son verelim. Eminim ki kış aylarından yaz aylarına düğünlerin kaydırılmasını birçok insanımız kınamıştır. Ama şimdide en çok sevinen insanlar karşı çıkanların evlat-ı iyalidirler. Biz istersek yaparız, derken halkımızın yapacağı işin sonucunda halkımızın bütçesine katkısı olacaktır. Düğünden önce okuyu (düğüne davet için mutlaka uyulan davetiye) kaldıralım diyorum. Kimler dedi, yine olmadı diyorsunuz. Şunu bilin ki, önde bulunan kişiler öncelikle bu karara uymalıdır. Uymuyorsa önde bulunan kişiye de denecek sözümüz yok. Yalnız şunu kimse unutmasın. Peygamberimiz Müslümanlara kurban kesin der; Müslümanlar da görmedikleri için geri dururlar. Peygamberimiz çadırından çıkar, tekbirlerle kurbanını keser. Aynı anda, biraz önce kurban kesmekte yavaş davrananlar birbirleriyle kurban kesmekte yarışırlar. Çünkü takip ettikleri insan kurbanı önce kendisi kesmiştir. Bizim en büyük eksiğimiz başkalarına yapın deriz, kendimiz yapmayız. Samimiysek halkımızdan istediğimizi önce kendimiz yapmalıyız. Oku gerçekten masraf mı? Evet, o halde bulunduğunuz yerde ki, önder insanlar halkımızı seviyorsanız bir kızınızın veya bir oğlunuzun düğününü okusuz , davetiye usulünü uygulayarak misafirlerinizi cemiyetinize buyurun edin. O zaman size herkes minnettar olacaktır. Ama halkımıza yaptırmaya çalıştıklarınızın tersini yaparsanız, mahcup olursunuz. Önce kendimiz davetiye usulünü kabul etmeliyiz. Oku dağıtımından hiç kimse memnun değil, ama kimsede benden olmasın diyor. Gerçek liderler halkından istediklerini önce kendileri uygularlar. Yoksa davetiye usulünün oluşması için çok bekleriz. Hakikaten ekonomik olarak belimizi büken okulama âdetini kaldıralım. Gelin zenginlerimiz ve büyüklerimiz sözü geçenlerimiz elbirliğiyle davetiye usulünü önce kendimiz uygulayalım. Başaracağımıza inanıyorum. Ya siz? İnanıyorsunuz. ObiDergi ekibine kahve ısmarlamak ister misiniz? :)
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
Sponsor
Kısa İpuçlarıEn Son YorumlananlarEn Son Yorumlar
Linkler
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
© 2005-2009 Obi Tüm Hakları Saklıdır.
sohbet -
Chat odaları -
Netlog, Siberalem -
Netlog - chat -
chat -
Sohbet odaları -
Sohbet -
Forex -
Trade -
Forex Trade -
Marketing -
Trade Market -
car -
holiday -
car hire -
hire a car -
book a car -
travel -
travelling -
mesothelioma -
mesothelioma patient -
mesothelioma facts -
mesothelioma cancers -
mesothelioma article -
mesothelioma treatments -
mesothelioma memorial -
mesothelioma lung cancer-
adsense-
adwords-
seo-
arama motor-
arama motoru-
arama motorlar-
arama optimizasyon-
arama motorları optimizasyonu-
internet reklam-
para kazan-
arama motor kayıt-
arama motorlarına kayıt -
epilasyon -
lazer epilasyon -
dantel -
kadın günlüğü -
güzellik -
güzellik salonu -
solaryum -
estetik -
cilt bakım -
ağda -
botoks -
zayıflama -
masaj salonu -
epilasyon merkezleri -
kadın -
kadınca -
saç bakım
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||